ders
(isim, mecaz)Öğretim etkinliği, oturum süresi, çalışma konusu ve yaşantıdan öğrenilen.
Öğretim etkinliği, oturum süresi, çalışma konusu ve yaşantıdan öğrenilen.
Ders, Arapça dars ‘ders, öğretim’ sözünden alınmıştır; Tietze, Karaağaç, Kâmûs-ı Türkî ve Dilçin kökeni böyle verir, Räsänen ise sözün Farsça aracılığıyla geldiğini düşünür. Redhouse Arapça masdar olarak ‘silme, aşındırma’, ‘ders çalışma, öğrenme’ ve ‘eskiyip silinme’ anlamlarını birlikte verir. Türkçede en eski tanıklarından biri Yûnus Emre Dîvânı'ndadır; XIV. yüzyılda Kısasü'l-Enbiyâ ve Kâbûs-nâme Tercümesi'nde de geçer. Osmanlı döneminde medrese hayatının temel terimlerinden biridir: ders-i âm hem herkese açık dersi hem de bu dersi veren müderrisi anlatır. ‘Bir olaydan çıkarılan ibret’ anlamı Kâmûs-ı Türkî'deki mecazi ‘öğretme, telkin’ kullanımında belirir.
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Preparing citation formats for the current entry.
The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit