Bitigçi Dictionary Entry

düz

düz

(sf., a.)
· 9 meanings · 1 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (sf.) Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan; yeksan

  2. 2.

    Kıvrımlı olmayan; doğru, stabil

  3. 3.

    Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan; müstevi

  4. 5.

    Yayvan, altı derin olmayan

  5. 6.

    Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç)

  6. 7.
  7. 9.

    (a.) Engebesiz olan yer

Compound Words

düzayak, düz baskı, düz flüt, düz hekim, düz kanatlılar, düz paça, düztaban, düz tümleç, düz ünlü, düzyazı, ters düz, yontuk düz

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5