New Entries in Bitigçi

Bitigçi · Yeni madde, sözcük ve gönderme kayıtları

Sadece eklemeler

Yeni eklenen deyimler ve birleşik fiiller

Toplam sayıyı kart başlığında görebilir, maddeleri incelemek için kartı açabilirsiniz.

Yeni eklenen deyimlerSayı hesaplanıyor…

Yeni eklenen birleşik fiillerSayı hesaplanıyor…

Güncel liste

Yeni eklenen sözcükler

En yeni sözlük maddeleri üstte gösterilir; sözcüğe dokunarak madde sayfasına gidebilirsiniz.

Yalnız Bitigçi'ye yeni eklenen kayıtlar içinde arar.
Write at least two letters for suggestions.

Son yayımlanan sözlük maddeleri

  1. meşale yakmak

    1. (-i) Ucu tutuşturulan bir sopayı ya da benzeri aracı yakarak ışık sağlamak; tören, kutlama ve tribün gösterilerinde topluca yapılan bu eylem, coşkunun ve birlikteliğin görünür işareti sayılır; kimi yerlerde güvenlik nedeniyle yasaktır.
  2. yarar görmek

    1. Bir nesneden, uygulamadan ya da ilişkiden somut bir katkı elde etmek; deneyimin işe yaradığını, beklenen faydanın gerçekleştiğini belirtir, olumsuz biçimi de aynı sıklıkta kullanılır; deneyim aktarımında sıkça dile getirilir.
  3. başa dönmek

    1. (-e) Yapılan işi ya da süreci en baştan yeniden ele almak; ilerleme sağlanamadığı için harcanan emeğin boşa gittiğini ve her şeye sıfırdan yeniden başlanması gerektiğini belirten yaygın bir kullanımdır.
  4. zora düşmek

    1. (-e) Beklenmedik bir engel yüzünden güç bir duruma gelmek, olanakları daralmak; kişinin, ailenin ya da kurumun kendi başına çıkamayacağı bir sıkıntıya girdiğini ve destek aradığını anlatır; çoğunlukla dışarıdan yardım gerektirir.
  5. su serpmek

    1. 1. (-e) Bir yüzeye ya da toprağa elle serpiştirerek su dağıtmak; tozun bastırılması, serinletme ve temizlik amacıyla yapılan bu iş, sürekli akıtma değil ölçülü ve dağınık bir sulama biçimini belirtir.
    2. 2. (-e, mec.) Kaygılanan bir kimseyi rahatlatmak, iç sıkıntısını hafifletmek; yürek ve iç sözcükleriyle birlikte kullanılan bu anlatım, gelen haberin ya da sözün beklenen ferahlığı sağladığını belirtir; bekleyişin son bulduğu anı belirtir.
  6. örgü örmek

    1. (nsz.) Yün ya da iplikle şiş, tığ veya tezgâh kullanarak giysi ve örtü yapmak; boş zamanı değerlendiren, kuşaktan kuşağa elden ele öğretilen ve uzun süre sabır isteyen bir el işini anlatır; ürün çoğunlukla armağan edilir.
  7. kapağını açmak

    1. 1. Bir kabın, deliğin ya da aygıtın üstündeki örtüyü kaldırarak içini erişilebilir duruma getirmek; şişe, kutu ve düzenek gibi kapalı nesnelerin kullanıma hazırlanmasını anlatan doğrudan kullanımdır.
    2. 2. (mec.) Kapalı kalmış bir dosyanın, konunun ya da sorunun üzerine gidip içeriğini incelemeye başlamak; örtülü kalmış ayrıntıların tartışmaya açılmasını belirten mecazlı bir kullanımdır; soruşturma ve inceleme dilinde yerleşiktir.
  8. köz olmak

    1. (nsz.) Yanan bir şeyin alevi sönüp kızıl akkor durumuna gelmesi; halk şiirinde ve söyleyişlerde tutkudan, özlemden ya da acıdan içten içe yanıp tükenmeyi anlatmak için de sıkça kullanılır; mangal ve ocak anlatımlarında da geçer.
  9. esin almak

    1. (-den) Bir yapıttan, kişiden ya da olaydan yaratıcı bir düşünce ve itki edinmek; ortaya çıkan işin doğrudan taklit değil, o kaynağın uyandırdığı düşünceyle biçimlendiğini belirtir; sanat ve düşünce üretiminde sıkça anılır.
  10. söze girmek

    1. (nsz.) Konuşulanın arasına girerek söz almak; başkası anlatırken araya katılmayı, konuyu değiştirmek, düzeltmek ya da açıklama yapmak üzere konuşmaya başlamayı anlatan yaygın bir kullanımdır; kimi zaman nezaketsizlik sayılır.
  11. ipotek koymak

    1. 1. (-e) Bir borcun güvencesi olarak taşınmaz ya da araç üzerine hukuki kısıtlama koydurmak; borç ödenmediğinde alacaklının bu mal üzerinden hakkını alabilmesini sağlayan işlemi anlatır; tapu kaydına işlenerek üçüncü kişilere karşı da geçerli olur.
    2. 2. (-e, mec.) Bir kimsenin geleceğini, seçeneklerini ya da özgürlüğünü başkasının denetimine bağlamak; kararların artık kişinin kendi elinde olmadığını belirten eleştirel bir kullanımdır; bağımlılık yaratan düzenlemeler için kullanılır.
  12. mühür vurmak

    1. 1. (-e) Bir yeri ya da belgeyi resmî damga basarak kapatmak veya onaylamak; denetim sonucu kapatılan iş yerlerinde kapıya basılan damgayla faaliyetin durdurulduğunu kamuya bildiren işlemi anlatır; açılış ancak yetkili kararıyla olur.
    2. 2. (-e, mec.) Bir döneme, alana ya da yapıta silinmez bir iz bırakmak; kişinin katkısının o alanı belirgin biçimde biçimlendirdiğini ve adının onunla anıldığını belirten övücü bir kullanımdır; övgü ve anma metinlerinde sıkça geçer.
  13. arkasını dönmek

    1. 1. (-i) Gövdesini çevirerek sırtını bir yöne getirmek; yürüyüp uzaklaşmadan önce yapılan bu devinim, anlatımlarda ayrılışın, geride bırakmanın ve karşısındakiyle ilgilenmemenin işareti olarak betimlenir.
    2. 2. (-i, mec.) Bir kişiye, düşünceye ya da geçmişe ilgisini bütünüyle kesmek, desteğini geri çekmek; ilişkinin bilinçli olarak sonlandırıldığını, geri dönüş beklenmediğini ve bağın koparıldığını belirtir ve karşı tarafın yalnız bırakıldığını gösterir.
  14. kulak dikmek

    1. (-i) İşitmek için dikkatini toplayıp gelen sesi izlemeye koyulmak; hayvanların işitme organını yukarı kaldırmasından alınan bu benzetme, kişinin merakla, gizlice ve soluk almadan dinlemesini anlatır.
  15. kaşını kaldırmak

    1. (-i) Kaşlarından birini ya da ikisini yukarı doğru oynatmak; şaşkınlık, kuşku, soru sorma veya küçümseme gibi duyguları söze dökmeden anlatan, karşısındakine tepkisini sessizce bildiren yaygın bir yüz devinimidir.
  16. başını önüne eğmek

    1. (-i) Bakışını yere indirip alnını öne doğru bükmek; utanç, suçluluk, çekingenlik ya da boyun eğme duygusunu gösteren, çoğunlukla susmayla ve karşılık vermemeyle birlikte anılan yaygın bir davranıştır.
  17. amaçtan sapmak

    1. (-den) Baştan belirlenen erekten uzaklaşarak başka bir yönelişe kaymak; söz konusu iş, tartışma ya da program başlangıçtaki gerekçesini yitirdiğinde bu durum eleştirel biçimde dile getirilir; sürecin yeniden yöne çekilmesi gerekir.
  18. hedeften sapmak

    1. (-den) Amaçlanan noktaya ulaşamayıp başka yöne kaymak; atılan merminin şaşarak başka yeri bulmasını olduğu gibi, bir çalışmanın ya da tartışmanın asıl konusundan uzaklaşmasını da anlatır; beklenen sonucun alınamamasına yol açar.
  19. yoldan sapmak

    1. (-den) İzlenen güzergâhtan ayrılarak başka bir yöne gitmek; doğru kabul edilen davranış çizgisinden uzaklaşmak, benimsenen ilkeleri bırakıp başka bir tutuma yönelmek anlamında da yaygın biçimde kullanılır.
  20. ışık sönmek

    1. (nsz.) Aydınlatmanın kesilerek ortamın karanlığa gömülmesi; lambanın ya da elektriğin gitmesiyle görüşün kapanmasını, mecaz olarak da bir yaşamın veya canlılığın sona ermesini anlatır; beklenmedik kesintilerde tedirginlik yaratır.
  21. umut sönmek

    1. (nsz., mec.) Beklentinin ve iyi bir sonuca ulaşma inancının yavaş yavaş tükenmesi; bir olasılığın büsbütün ortadan kalkmasıyla kişinin ya da toplumun karamsarlığa sürüklenmesini belirtir; girişimin sürdürülmesini de anlamsızlaştırır.
  22. ateş sönmek

    1. (nsz.) Yanmakta olan odun, kömür ya da alevin tükenerek yanmanın sona ermesi; ortamın soğumasını, ısı kaynağının bitmesini ve geriye yalnız kül kalmasını anlatan doğrudan bir kullanımdır; ısınma ve pişirme olanağının bittiğini gösterir.
  23. havalar soğumak

    1. (nsz.) Mevsim geçişiyle ortam sıcaklığının belirgin biçimde düşmesi; giyimin, ısınma düzeninin ve günlük alışkanlıkların buna göre değişmesini gerektiren yaygın bir durum anlatımıdır; kış hazırlıklarının başlangıcı sayılır.
  24. fiyatlar tırmanmak

    1. (nsz.) Mal ve hizmet bedellerinin art arda ve belirgin biçimde yükselmesi; artışın tek seferlik değil sürekli ve yukarı yönlü bir eğilim oluşturduğunu, alım gücünü baskıladığını belirtir; tüketicinin harcama alışkanlığını değiştirir.
Diğer özellikler İstatistik, takvim, dağılım ve kılavuz özelliklerini görmek için bu kartı açın.
▪ What Is This Page?

Purpose

Showing the newly added dictionary entry, word and reference records to Bitigçi to be on the top of the top; making the basis for each record being put in the dictionary a domain and traceable with corpus evidence.

What Does It Work?

  • This page lists only newly added dictionary entry/word and reference records; new meanings added to existing substances are shown in separate sections.
  • The cards are given dictionary headword, category/field tag, word type, definition, origin/ field information, time stamp and definition source together.
  • Bitigçi için özgün olarak hazırlanan tanımlarda + BİTİGÇİ özgün içerik üretimi; doğrudan insan editör tarafından yazılan tanımlarda Editor definition You can see his badge.
  • The forms caught with corpus spelling are also marked; if there is a standard dictionary entry reference link is maintained.
  • The corpus evidence card displays the number of occurences from ClickHouse corpus summarys, if available, use of different sentences per million, prevalence band, row/center and inflected form.
  • Corpus evidence and field badges are updated when receiving page data; upper statistics are produced not only with 100 recordings, but with all new additions.
  • Belge türü dağılımı, tüm zamanlardaki yeni maddelerin gözden geçirilmiş tanıklarını ve eski kayıtların maddebaşı kaynak profillerini birlikte sınıflandırır; yeni maddeler yayımlandıkça kümülatif sonuçlar kendiliğinden yenilenir.
  • Liste 24 kayıtlık sayfalara bölünür; rozet filtresi seçildiğinde ilgili etiketin tüm kayıtları içinde sayfalama yapılır.
  • Yeni sözcük ekleme takviminde ay ve yıl değiştirildiğinde seçilen ayın kayıtları, bir güne basıldığında yalnız o Türkiye takvim gününde eklenen kayıtlar gösterilir; gün rozetleri o tarihteki ekleme sayısını verir.
  • If the manager is checked in, the same page can be edited and retrieved if necessary.
  • A newly added dictionary entry can be withdrawn from the dictionary and suspended if the manager has been entered; the dictionarily entry in the suspension can be re-loaded from the same page to the dictionary.

What Is Dictionaryological Descriptivity?

A candidate's natural language witness is the degree of being represented by a definition of a dictionary that is not subject to a single person, event or sentence, supported by evidence, without loops, whose borders are specific and in the same sense. Understanding a use in context alone is not enough; the definition must exceed the context and explain it without changing the meaning of the witnesses.

Description is not often the same thing. A few, even a single witness candidate, can carry strong semantic evidence; however, it does not prove that it is established. A often common verse may be free multiword expression, inflammed form or noise. The system therefore does not accept or reject frequency alone.

How Does the Algorithm Work?

  1. Natural witnesses, document/source diversity and spelling changes are collected from the ClickHouse collection.
  2. Maddebaşı, birim sınırı ve sözlükbirimlik kararı dilbilimsel kanıtlarla doğrulanır.
  3. Reality (A), birimlik (L), identifiability (T) and Settlement (Y) It's an independent score.
  4. It is calculated by the definitionable core, the upper concept/work, the separative feature, the freeing of context, the substitution/transmittability, evidence support and the agreement on independent resolution.
  5. Three occurrences are applied: first evidence is removed, then only this evidence is defined, and finally, every argument in the description is addressed to witnesses, and then resolving them.
  6. The definition is passed through tests of cyclicality, coverage, context dependency, substitution and transportability. Details that are not proven are removed.
  7. However, the editor's audit, which carries strong evidence, is completed, accepted_reviewed The following records are published on this public list.

The percentages in the cards are not the probability of absolute accuracy; they show how much the different decision sizes are supported by the evidence available. For the detailed formula and decision-making thresholds. To the definability section in the general manual bakabilirsiniz.

Tanım Özgünlük Skoru Nedir?

Tanımın Bitigçi içindeki başka tanımları veya dayandığı kanıt cümlelerini ne ölçüde yinelemeden, maddebaşını tanımın içine taşımadan ve kalıp anlatımlara yaslanmadan bağımsız bir sözlük açıklaması kurduğunu; ayrıca tanımı yapan, model, zaman ve denetim kaydının sistem içinde izlenebildiğini gösteren 0-100 arası kanıt temelli ölçüdür. Amaç, içeriğin Bitigçi içinde özgün üretildiğine ilişkin denetlenebilir göstergeleri birlikte sunmaktır. Bu değer bir intihal olasılığı ya da bütün dış yayınları kapsayan hukuki telif kararı değildir.

Sistem tüm etkin sözlük tanımlarından karakter ve sözcük parmak izleri çıkarır; en yakın başka tanımı yaklaşık komşulukla bulduktan sonra gerçek metin benzerliğini yeniden ölçer. Sözlük içi uzaklık, bağlamdan bağımsızlık, yaygın tanım kalıplarından uzaklık, maddebaşından bağımsızlık, anlatım özgüllüğü ve üretim izi bütünlüğü ayrı puanlanır. Tanım değiştiğinde metin karması değişeceği için eski skor gösterilmez ve güncel metin yeniden hesaplanır.

O = 0,30U + 0,20B + 0,10K + 0,08M + 0,12A + 0,20Ü

Tam kanıtlı kayıtta U sözlük içi uzaklık, B bağlamdan bağımsızlık, K kalıp uzaklığı, M maddebaşından bağımsızlık, A anlatım özgüllüğü ve Ü üretim izi bütünlüğüdür. Bağlam veya üretim izi bulunmadığında eksik boyut sıfır sayılmaz; kalan boyutların ağırlıkları toplam yine 1 olacak biçimde yeniden dağıtılır ve kanıt kapsamı ayrıca gösterilir.

Üstteki Ortalama Özgünlük, yayımdaki bütün etkin ve güncel uygulanabilir tanımların puanları toplanıp tanım sayısına bölünerek hesaplanır. Her tanım eşit ağırlıktadır; sayfalama, arama ve alan süzgeci ortalamayı değiştirmez. Bağımsız tanım taşımayan gönderme kayıtları ortalamaya katılmaz, tanımı değişmiş fakat henüz yeniden hesaplanmamış kayıtlar da eski puanla temsil edilmez.

Terimler

  • + BİTİGÇİ özgün içerik üretimi: Yeni sözcüğün bağlam, yaygınlık ve alan ipuçları denetlenerek Bitigçi için özgün bir sözlük tanımıyla eklenmesi.
  • Editor definition: The definition is taken directly from the editor's note, from the definition given by the editor, or from the dictionary principle set by the author.
  • corpus spelling difference: The way the format in the structure is written differently than the standard head of the Bitigçi; for example, the adjacent/dividual form of writing, short striped use or sending.
  • corpus evidence: The numerical use and prevalence measurements in T-BDLD support the basis for the entry into the dictionary with observable data.
  • Proof of identifiability: The candidate is a public summary of the three-pass definition audit with the dimensions of reality, unitity, identifiability and residentiality.
  • Tanım özgünlük skoru: Tanımın sözlük içindeki diğer tanımlardan, kanıt cümlelerinden, maddebaşından ve sık kullanılan kalıplardan metinsel bağımsızlığını açıklayan bileşik puandır.
  • Subject/ field tag: dictionary enter, definition, context and field tips. Call and address It's only used for the form of open calls.

Note: corpus evidence can be recalculated as corpus is updated; the page therefore reads the entry logs and current corpus prevalence together.

Use Tips

  • By clicking on category labels, you can only see the additions to that category.
  • Takvimde önceki/sonraki aya geçebilir, “Bugün” ile güncel Türkiye tarihini açabilir veya “All time” ile tarih süzmesini kaldırabilirsiniz.
  • The search for the page only works in the add-up log on this page; two letters open suggestions.
  • You can click on the Bitigçi dictionary entry page on the matter head or send connection.
  • If corpus evidence is being prepared, wait for the progress bar on the card to be completed.
  • Management Console session is required for management editing operations.

New Entries Gözlemevi

Bitigçi yayın hareketi ile T-BDLD kullanım kanıtını birbirine karıştırmadan gösterir.

Kavramsal sınır: Buradaki her kayıt Bitigçi'ye yenidir. Bu, sözcüğün Türkçede yeni olduğu veya ilk kez T-BDLD'de kullanıldığı anlamına gelmez.

Pano yükleniyor…

Yenilik türü dağılımı

Hazırlanıyor…

Alan ısı haritası

Ay × canlı kanonik Bitigçi alan etiketi

Hazırlanıyor…