hasta
(sıfat, isim, mecaz, argo, teklifsiz konuşmada)Esenliği veya işleyişi bozulan; aşırı tutkunluk ve gündelik mecazlar.
Esenliği veya işleyişi bozulan; aşırı tutkunluk ve gündelik mecazlar.
Hasta, Farsça ḫasta sözünden alınmıştır. Tietze'ye göre sözün Farsçadaki asıl anlamı ‘yaralı’dır; Stachowski Farsça sözün ‘hasta’ yanında ‘yorgun’ anlamını da kaydeder. Söz Anadolu'da XIII–XIV. yüzyıldan Yûnus Emre'den beri, XIV. yüzyılda Harezm, Kıpçak ve Eski Anadolu metinlerinde hasta bol- ~ hasta ol- kalıbıyla görülür, XV. yüzyılda Ferec ba'de'ş-Şidde'de de geçer; XVII. yüzyılda Evliya Çelebi'de sık kullanılır. Kâmûs-ı Türkî sözün asıl Türkçe karşılığının sayrı olduğunu belirtir. Türkiye Türkçesinde söz ‘bir şeye aşırı düşkün’ (particilik hastası) ve ‘parasız, züğürt’ gibi mecaz anlamlar da kazanmıştır.
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Preparing citation formats for the current entry.
The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit