için
(e.)
· 11 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(e.) Amacıyla, maksadıyla
- “Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı.”— S. F. Abasıyanık
-
3.
-den dolayı, -den ötürü
- “Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu.”— Y. K. Karaosmanoğlu
-
4.
-e özgü, -e ayrılmış
- “Sizin için bir kitap getirdim.”
-
5.
-e göre
- “Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat.”— B. Felek
-
6.
→ hakkında
- “Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var.”— B. R. Eyüboğlu
-
7.
Göz önünde tutulursa, birinin adına
- “Bu şapka senin için büyük.”
- “Senin için çok sevindim.”
-
8.
Karşılığında, karşılık olarak
- “Bu eşyalar için kaç lira ödediniz?”
-
9.
Uğruna, yoluna
- “Neler yapmadık şu vatan için.”— O. V. Kanık
-
11.
Ant deyimleri yapan bir söz
- “Namusum hakkı için. Çocukların başı için.”