kırma
(a., sf., biy., mec.)
· 8 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(a.) Kırmak işi; nakız
-
2.
→ pile
-
3.
Kırılmış veya dövülmüş tahıl
- “Nasibi tükendi ise önüne arpa kırması doldursan, altına kuş tüyü yatak sersen yine geberip gider.”— A. Sayar
-
5.
Ot bitmeyen bayır
- “Yeşerir bayırlar, çöller, kırmalar / Nakışların bugün dört yanın dağlar.”— Âşık Ali İzzet
-
6.
(sf.) Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek)
- “Mustafa, kırma tüfeğe bir kurşun sürdü.”— Y. Kemal
-
7.
(biy., sf.) → melez
- “Arap kırması bir at.”
-
8.
(sf., mec.) Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan