tür

Bitigçi Sözlük Maddesi

tür

(a., biy., fel., ed., sf.)
· 5 meanings · 3 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Aynı çeşit varlıklar veya nesneler içinde ortak özellikleri bulunanların her biri; soy, cins, kabîl

    • “Bir okuyucu için rahat okuma hissi veren yazı türleri bir başka okuyucu için sıkıcı olabilir.”— M. Kadıoğlu
  2. 2.

    (biy.) Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm; zümre, janr

    • “Türkiye’de bazı bitki türleri çok eski tarihlerden beri hastalıklara karşı ilaç olarak kullanılmaktadır.”— T. Baytop
  3. 3.

    (fel.) Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram

    • “Parça bütünün, cins türün yerine geçti mi daralma olur. Hayvan canlı varlık karşısında türdür, aslan karşısında cinstir.”
  4. 4.

    (ed.) Eserlerin biçim ve içerik yönüyle ayrıldıkları bölümlerden her biri

  5. 5.

    (sf.)türlü

    • “Böyle bir araştırmayı bana öyle geliyor ki işte bu tip, bu tür politikacılar ve bu tür politikanın uydusu olmaktan bir şeyler umanlar istememektedir.”— T. Buğra

Compound Words

alt tür, kelime türü, nazım türü, sözcük türü

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5