tıkamak
(-e, -i, mecaz)Geçişi kesme veya gelişmeyi engelleme.
-
1.
Açıklığı doldurarak kapamak
(-e, -i) Geçişi, açıklığa sıkıştırılan ya da önüne konan bir parça aracılığıyla kesmek; ilgili: → kapatmak.
Description source: BİTİGÇİ özgün içerik üretimi · 19.10.2026 00:06:20 · Türkiye saati (UTC+3) -
2.
Akışı durduran engel koymak
(-i) İlerlemeyi veya akmayı önleyen bir engelle güzergâhı işlemez kılmak; ilgili: → engellemek.
Description source: BİTİGÇİ özgün içerik üretimi · 19.10.2026 00:06:20 · Türkiye saati (UTC+3) -
3.Yeni
Soyut gelişmeyi önlemek
(-i, mecaz) Bir girişimin gelişmesini ya da sonuç vermesini engellemek; ilgili: → engellemek.
Description source: BİTİGÇİ özgün içerik üretimi · 19.10.2026 00:06:20 · Türkiye saati (UTC+3)
Non-finite VerbsVerbal nouns · participles · converbs
Open this card to see forms attested in sentence context.
Free PhrasesSyntactic phrase candidates, separate from dictionary entries
Open this card to see phrases and their corpus witnesses.