yabancı

Bitigçi Sözlük Maddesi

yabancı

(sf.)
· 7 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (sf.) Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse); bigâne, ecnebi

    • “Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok.”— R. E. Ünaydın
  2. 2.

    Başka bir milletle bağlantılı; bu bağlamdaki özellik, durum veya kullanım biçimini anlatan.

    • “Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir.”— Atatürk
  3. 3.

    Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey); el (II), namahrem

    • “Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım.”— M. Ş. Esendal
  4. 4.

    Tanınmayan, bilinmeyen; yad, yadırgı

    • “Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı.”— Y. Z. Ortaç
  5. 5.

    Aynı türden, aynı çeşitten olmayan

    • “Yağın içinde yabancı maddeler var.”
  6. 6.

    Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan

    • “Bu uygulamanın yabancısıyım.”
  7. 7.

    Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan

    • “Yabancı arabalar buraya park edemez.”

Compound Words

yabancı çıta, yabancı dil, yabancı saha

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5