çıkma
(a., sf.)
· 7 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(a.) Çıkmak işi
- “Bu evden çıkmam, mağlubiyeti kabul ederek mücadeleden kaçmam demekti.”— K. Bilbaşar
-
2.
→ cumba
- “Balkonlar, kapalı açık çıkmalar, o zaman yasak edilmiş, hâlâ yasak, hâlâ yapılmıyor.”— A. Boysan
-
5.
Desteklemek amacıyla verilen para
-
6.
(sf.) Çıkmış
- “Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış.”— A. Ş. Hisar
-
7.
(sf.) Eski, kullanılmış olan
- “Çıkma jant.”