çıkış
(a., sp., mec., ask., bl.)
· 11 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(a.) Çıkmak işi
- “Pencerelerden odaya giriş çıkış kolaydı.”— A. Kutlu
-
2.
Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta
- “Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler.”— İ. O. Anar
-
-
4.
(sp.) Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması
-
-
-
-
8.
(ask.) Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci; sorti
-
9.
(ask.) Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı
-
-
Compound Words
çıkış belgesi, çıkış çizgisi, çıkış hakemi, çıkış işlemi, çıkış kapısı, çıkış noktası, çıkış takozu, çıkış tüneli, çıkış yeri, çıkış yolu, durmalı çıkış, gemi çıkışı, kafa çıkışı, yangın çıkışı
Entry history and citation
Loading the current content revision and documented editorial events.
Context Dynamics
Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.