keskin

Bitigçi Sözlük Maddesi

keskin

(sıfat, mecaz, zarf, argo)
· 10 meanings · 1 occurrences

About the Meanings

  1. 1.

    (sıfat) Çok kesici, iyi kesen

    • “Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı.”— H. R. Gürpınar
  2. 2.

    (mecaz, sıfat) Tiz olan

    • “Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses.”— P. Safa
  3. 3.

    (mecaz, sıfat) Kırıcı, incitici olan

    • “En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş.”— H. Taner
  4. 4.

    (mecaz, sıfat) Etkili, sert olan

    • “Masanın başında, güneşten yanmış yüzü, sert ve derin çizgilerle dolu, keskin bakışlı, kıranta bir adam oturuyor.”— E. M. Karakurt
  5. 5.

    (mecaz, sıfat)kıvrak

    • “Bu çeneyle atbaşı giden keskin bir zekâsı var.”— C. S. Tarancı
  6. 6.

    (mecaz, sıfat)hassas

  7. 7.

    (mecaz, sıfat) Dikkatli olan

  8. 8.

    (zarf, mecaz) Yoğun bir biçimde

  9. 9.

    (argo, zarf)zampara

  10. 10.

    (zarf) İşini iyi yapan

    • “Gözcüm tepenin üstüne varınca, karşımızdaki sırttan bir keskin nişancı ateşi ile vuruldu.”— T. Seçer

Compound Words

keskin bakış, keskin nişancı, keskin zekâ, gözü keskin, nefesi keskin

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5