Bitigçi Dictionary Entry

boya

boya

(a., ağz., mec.)
· 6 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan madenî, bitkisel veya sentetik madde

  2. 2.

    Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya

  3. 3.

    Bir şeyin boyandıktan sonra aldığı renk

  4. 4.

    (ağz.) Yazı yazmak için kullanılan mürekkep

  5. 5.

    (mec.) Allık, ruj, rimel vb. makyaj malzemeleri

Compound Words

boya fırçası, boya filmi, boyahane, boya kalemi, boya kaplama, boya koruma, boya kutusu, boya tabakası, boya tabancası, akrilik boya, çimento boya, çürük boya, ezme boya, fırın boya, hamur boya, kara boya, kızılboya, kuru boya, metalik boya, pastel boya, su bazlı boya, sulu boya, tablet boya, toprak boya, toz boya, yağlı boya, anilin boyalar, astar boyası, aşı boyası, çiçek boyası, dudak boyası, kökboyası, kök boyası, lük boyası, mum boyası, su boyası, şekerciboyası, tabanca boyası, turnusol boyası

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5