bütün

Bitigçi Sözlük Maddesi

bütün

(sf., a.)
· 6 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (sf.)tam

    • “Size bütün bir kış için kuru ot temin edecek.”— Nâzım Hikmet
  2. 2.

    Bir şeyin hepsi; kamu, bilcümle, bilumum, cümle, cemi, tamam, umum

    • “Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu.”— Y. K. Karaosmanoğlu
  3. 3.

    Bozuk olmayan (para)

    • “Bütün para.”
  4. 4.

    Parçalara ayrılmamış, tek parçadan oluşan; tüm (I), yekpare

  5. 5.

    (a.) Parçalara ayrılmamış olan şey; kül (II)

  6. 6.

    (a.) Tek parça olma durumu

    • “Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder.”— O. V. Kanık

Compound Words

bütün bütün, bütün bütüne, bütün çıplaklığıyla, başı bütün, dini bütün, kuruluşlar bütünü

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Context Dynamics

Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.

Kaynak yayın tarihleri yükleniyor...

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5