tam
(sıfat, zarf, isim, mecaz, argo)Eksiksizlik, kesin uyum ve anın örtüşmesi
Eksiksizlik, kesin uyum ve anın örtüşmesi
Tam, Arapça tāmm ‘eksiksiz, bütün’ sözünden alınmıştır; Räsänen ve Karaağaç bu kökeni verir, Karaağaç aynı kökten tamam, tamamen ve tamamiyet'i de anar. Osmanlıcada tâm biçiminde, çoğunlukla Arapça-Farsça tamlamalar içinde kullanılır: Bâkî Dîvânı'nda _mâh-ı tâm_ ‘dolunay’, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'nde _ihtimâm-ı tâm_ ‘tam özen’. Redhouse (1890) Arapça tāmm'ın halk ağzında tam söylendiğini ve Türkçede ‘tam, tamamen; tıpatıp’ anlamlarıyla kullanıldığını kaydeder. Türkiye Türkçesinde ‘eksiksiz’ yanında ‘en uygun’, ‘tıpkı’, ‘tam o anda’ gibi anlamlar kazanmış, Amerikan doları için de kullanılmıştır (Karaağaç). Eski Türkçedeki tam ‘duvar, dam’ ayrı bir sözdür (Gülensoy).
Not: Bu bölümde gösterilen cümleler, derlem cümle seçme algoritmasının otomatik seçimleridir. Cümlelerdeki görüş, ifade ve içerikler kaynak metinlere aittir; Bitigçi’yi bağlamaz ve Bitigçi’nin görüşünü ya da tutumunu yansıtmaz.
Sayfadaki özellikler henüz yüklenmedi. Lütfen kısa bir süre bekleyiniz.
Sonuçların yüklenmesi için hesaplama yapılıyor.
Preparing citation formats for the current entry.
Panel açıldığında BD varyant verileri yüklenir.
Panel açıldığında BD tanık verileri yüklenir.
/karşılaştır umut ile ümit