tam — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 17 Ekim 2026, 15:15 (Türkiye saati)

Word
1118
kaynak
40
tarihsel tanık
131.925
en eski kayıt
8. yy.

tam

→ eksiksiz

Tam, Arapça tāmm ‘eksiksiz, bütün’ sözünden alınmıştır; Räsänen ve Karaağaç bu kökeni verir, Karaağaç aynı kökten tamam, tamamen ve tamamiyet'i de anar. Osmanlıcada tâm biçiminde, çoğunlukla Arapça-Farsça tamlamalar içinde kullanılır: Bâkî Dîvânı'nda _mâh-ı tâm_ ‘dolunay’, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde _ihtimâm-ı tâm_ ‘tam özen’. Redhouse (1890) Arapça tāmm'ın halk ağzında tam söylendiğini ve Türkçede ‘tam, tamamen; tıpatıp’ anlamlarıyla kullanıldığını kaydeder. Türkiye Türkçesinde ‘eksiksiz’ yanında ‘en uygun’, ‘tıpkı’, ‘tam o anda’ gibi anlamlar kazanmış, Amerikan doları için de kullanılmıştır (Karaağaç). Eski Türkçedeki tam ‘duvar, dam’ ayrı bir sözdür (Gülensoy).

  1. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: tâm ~ tam
  2. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: tâm
  3. 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: tâm ~ tam
  4. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: tam
  5. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tam

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).