başarmak
Uğraşılan hedefe güçlükler aşıldıktan sonra varmak. Sonuç tek kişinin emeğiyle veya başkalarıyla birlikte elde edilebilir, harcanan çabanın karşılığını bulup bulmadığı önceden belirlenen hedefe göre değerlendirilir; muvaffak olmak.
Başarmak, baş adından isimden fiil yapan bir ekle türemiş Türkçe bir fiildir; Eski Türkçe biçimi başġar-'dır (Clauson, Tietze, Stachowski, Gülensoy). Clauson'a göre fiilin ilk anlamı ‘başlamak; yönetmek, yol göstermek’ olmalıdır, en yaygın anlamı ise zamanla ‘başarıyla sonuçlandırmak’ olmuştur. Fiil XIII. yüzyıldan beri Eski Anadolu Türkçesinde tanıklıdır; eski anlamın izi Dede Korkut Kitabı'ndaki _ḳulaġuzsuz yol başaran_ söyleyişinde ve ‘idare etmek’ kullanımında görülür (Bitigçi açıklaması). Kıpçak lehçelerinde -kar- ekiyle kurulmuş koşut başkar- ‘yönetmek’ yaşar; ÈSTJa becer- ile ilişkisini de tartışır.
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: başġarmak
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: başarmak
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: başarmak
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: başarmak
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: başarmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: başarmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: başarmak