tutuklanmak — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 18 Ekim 2026, 07:08 (Türkiye saati)

Word
1149
kaynak
41
tarihsel tanık
157.132
en eski kayıt
8. yy.

tutuklanmak

Ceza yargılaması sürerken kanunda aranan koşullara dayanılarak hâkim veya mahkeme kararıyla geçici olarak özgürlüğünden yoksun bırakılmak, suçluluk hakkında kesin hüküm verilmeden yargısal koruma tedbirine tabi tutulmak; ilgili: → tevkif.

Tutuklanmak, Türkiye Türkçesinde tutuklamak fiiline edilgenlik eki -n- getirilerek kurulmuş görünür (Bitigçi açıklaması). Biçimce aynı bir fiil Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lugati't-Türk'ünde bambaşka bir anlamla geçer: uragut tutuklandı ‘kadın bir hadım ağası edindi’. Clauson bu Karahanlı fiilini tutukla- fiilinin dönüşlü biçimi sayar ve yalnız bu tek örnekle bilindiğini belirtir. İncelenen kaynaklarda Karahanlı sözü ile bugünkü ‘tutuklama kararına konu olmak’ anlamı arasında bir bağ kurulmaz; bugünkü anlamın tarihî bir tanığı da yoktur.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tutuklanmak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).