ücret
İş gücünün karşılığı olan para veya mal; ecir
Ücret, Arapça uǯrat ‘görülen işin bedeli, karşılığı’ sözcüğünden alınmıştır; ETDES, Stachowski ve Karaağaç bu kökende birleşir. En eski tanıklar XIV. yüzyıl Harezm (Nehcü'l-Ferâdîs) ve Kıpçak (Gülistan Tercümesi) metinlerindedir; Anadolu'da Gülşehrî'de ve Saltuk-nâme'de görülür, eski metinlerde ücrete tutmak ‘kiralamak’ demektir (Dilçin). Meninski 1687'de sözü Latince merces ‘ücret’ başlığında verir; Evliyâ Çelebi ücret-i kadem ‘yol ve emek karşılığı’ kalıbını çok kullanır. Kâmûs-ı Türkî posta, telgraf ve demiryolu için ödenen parayı da ücret sayar. Türkiye Türkçesinde emeğin ve kiralanan ya da alınan şeyin bedelidir.
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: ücret
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: ücret
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ücret
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ücret
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ücret
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ücret
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: ücret