amaç
Çalışmanın niçin yürütüldüğünü ve başarıya ulaşıldığında neyin değişmiş olacağını açıklayan beklenen bitiş noktası; kaynakların nereye ayrılacağını gösterir, seçenekler arasında öncelik kurmaya yardım eder; erek, gaye, garaz, kasıt, maksat, murat, niyet.
Amaç, Kaşgarlı Mahmud'un XI. yüzyılda hem ‘hedef, nişangâh’ hem de ‘çift öküzü, tarım aracı’ anlamıyla kaydettiği eski bir sözdür. Kökeni tartışmalıdır: Clauson onu Türklerin tarıma geçtiği çok eski bir dönemde Farsça āmāc ‘saban’dan alınmış sayar ve saban, toprak yığını, okçuluk hedefi sıralamasını önerir; Tietze ve Gülensoy Doerfer'in de sözü İran dilinden saydığını aktarır. Tietze'nin aktarımıyla Deny sözü Türkçe sayar, Gülensoy Eski Türkçe umınç'a bağlar; Altay kuramı çerçevesinde Starostin–Dybo–Mudrak alıntının Türkçeden Farsçaya gittiğini savunur; Stachowski kökeni belirsiz bırakır. Clauson'a göre Cumhuriyet döneminde ağızlara dayanılarak ‘erek, gaye’ anlamıyla benimsenmiştir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: amaç
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: omaç ~ omanç
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: amac
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: umaç ~ omaç ~ amac
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: umac
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: amac
- 18. yy. · Çağatay Türkçesi: amac
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: amaç
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: amaç