uzun
İki ucu arasında fazla uzaklık olan; levent, maksi, kısa karşıtı
Uzun, Eski Türkçe uza- ‘uzamak, uzun olmak’ fiilinden -n ekiyle türemiş yerli bir sıfattır; Clauson, Tietze ve Starostin–Dybo–Mudrak bu türetmede birleşir, Stachowski de sözcüğü Ortak Türkçe *uz(-) köküne bağlar. İlk tanığı VIII. yüzyılda Tonyukuk Yazıtı'ndadır; Irk Bitig'deki uzun tonlug ‘uzun giysili’ deyimi ‘kadın’ anlamına gelir. Söz Eski Türkçeden bu yana Türk yazı dillerinin hepsinde aynı biçimle yaşar; Anadolu'da XIII. yüzyıldan beri tanıklanır ve uzak, uzamak ile aynı kökü paylaşır.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): uzun
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: uzun ~ usun
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: uzun
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: uzun
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: uzun
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: uzun
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: uzun
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: uzun
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: uzun
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: uzun
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: uzun