el (II)
→ yabancı
Bu el ‘başkası, yabancı’ anlamını taşır ve Eski Türkçenin devlet düzenini anlatan e:l sözünden gelişmiştir. Clauson'a göre e:l önce ‘bağımsız bir hükümdarın yönettiği siyasal birlik’ demekti, Karahanlı döneminden sonra ‘halk, topluluk’ anlamını kazandı; Osmanlıcada ‘halk’ özellikle ‘başkaları’ diye anlaşıldı. Tietze ‘başkası, yabancı, namahrem’ anlamlı ėl'i ‘ülke’ anlamlı ėl'den türetir. Bu anlamın tanıkları XIII–XIV. yüzyılda başlar: Yûnus Emre'de _bilişlüdür il degül_ ‘tanıdıktır, yabancı değil’, Şeyhoğlu'nda _evvel el sini-sin korlar_ ‘önce başkalarının sofrasını kurarlar’. El âlem, eloğlu ve elin herifi de bu anlamı taşır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: il
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: el ~ il
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: il ~ ėl
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: el
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: il (el)
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: el