arı (II)
Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica)
Arı (II), bal yapan böceğin adıdır ve 'temiz' anlamlı arı (I)'den ayrı bir sözdür. XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud sözü kaydeder; sözün Arapçaya uygun düştüğünü, Arapların bala ārī dediğini ve Türklerin bu adı balı yapana verdiğini, Çiğillerin ise bala 'arı yağı' dediğini yazar. ÈSTJa Arapça verilerin alıntı olasılığını güçlendirdiğini söyler, ama ses, anlam ve yayılım güçlüklerini de sayar; Stachowski bu bağı açıklanamamış bulur ve sözün daha eski kökenini belirsiz sayar. Stachowski *āryg, T. Tekin *hārı biçimini kurar. Kıpçakça sözlüklerde ve Eski Anadolu metinlerinde söz çoğunlukla aru, Osmanlıcada arı ve bal arısı diye geçer.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: arı
- 12. yy. · Karahanlı Türkçesi: arısı
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: aru
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: aru
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: arısı
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: aru
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: aru
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı ~ arıçuk
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: aru ~ arı ~ bal arusi
- 20. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: arı