dikkat
Algı ve düşünceleri belli bir konuya yönelterek diğer uyaranları geri planda tutma hâli; kişi böylece izlediği ayrıntıları seçebilir, okuduğunu ya da dinlediğini daha iyi kavrayabilir ve yaptığı işi sürdürebilir.
Dikkat, Arapça diḳḳat ‘incelik, kesinlik’ sözcüğünden alınmıştır; Tietze, Stachowski, Räsänen ve Karaağaç bu kökende birleşir. Sözün Türkçedeki yolculuğu ‘incelik’ten ‘ince ince bakma’ya uzanır: Tarihsel Derlem'deki en eski tanığı Ahmed-i Dâ'î Dîvânı'nda belin inceliğini anlatır; 1451 tarihli Ferec ba'de'ş-Şidde'de söz hem somut ‘incelik’ hem de mecazi ‘fikir inceliği’ anlamındadır; aynı eserde diḳḳat ėt- ‘dikkatle bakmak, araştırmak’ kalıbı da geçer. Tietze ‘zihnin dağınık olmayışı’ anlamını bu mecazi anlamdan türemiş sayar. Kâmûs-ı Türkî ‘incelik’, ‘inceden inceye düşünme’ ve ‘önem verme’ anlamlarını birlikte verir. Özön'e göre söz XX. yüzyılda Fransızca attention'ın karşılığı olarak da kullanılmıştır.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: dikkat
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: diḳḳat
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: dikkat
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: dikkat ~ dıkkat
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: dikkat
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: dikkat