alan — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 14 Ekim 2026, 20:10 (Türkiye saati)

Word
351
kaynak
38
tarihsel tanık
95.017
en eski kayıt
8. yy.

alan

Çevresindeki yerlerden açıklığı ve genişliğiyle ayrılan, toplanmaya veya çeşitli etkinliklere elverişli düz yer; meydan, saha.

Alan, Eski Türkçe alaŋ ‘düz, açık yer’ sözünün devamıdır; Tietze, Eren, Clauson ve Stachowski bu bağda birleşir, sondaki ŋ sesi Türkiye Türkçesinde n'ye dönmüştür (Bitigçi açıklaması). Kaşgarlı Mahmud XI. yüzyılda alaŋ yazı ‘düz ova’ öbeğini kaydeder ve sözü aŋıl ‘açık kapı’dan harf yer değiştirmesiyle türetir; Clauson bu açıklamayı saçma bulur. Clauson sözün temel anlamını kesin saymaz, ‘düz açık yer’, özellikle ‘orman açıklığı’ gibi göründüğünü söyler; Stachowski ve ÈSTJa ise onu ‘genişlik, açıklık’ bildiren *āl ~ *āla köküne bağlar. Söz Dede Korkut Kitabı'nda alaŋ biçimiyle ‘açıklık, çayırlık’ anlamında geçer; bugün ‘meydan, saha’ yanında bilim, fizik ve spor alanındaki terim anlamlarını da taşır.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: alaŋ
  2. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: alaŋ ~ alan
  3. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: alan
  4. 18. yy. · Çağatay Türkçesi: alaŋ
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: alan
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: alan ~ alaŋ

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).