fare — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 2026-10-12

Word
170
kaynak
26
tarihsel tanık
41.114
en eski kayıt
8. yy.

fare

Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)

Fare, Arapça fa’ra ~ fāra 'fare, sıçan' sözünden alınmıştır; Kâmûs-ı Türkî'ye göre Arapçada temel ad fār olup sondaki -e tekillik bildirir. İncelenen kaynaklarda söz Osmanlı Türkçesinde XVII. yüzyıldan tanıklanır: Evliyâ Çelebi fâre'yi 'yani kesegen, Türkçe sıçan dedikleri' diye açıklar, Meninski 1687'de sıçan, keme ve mūş ile birlikte verir. Kâmûs-ı Türkî Türkçede fare'nin küçük türlere ayrıldığını, büyüklerine sıçan dendiğini yazar; Karaağaç bilgisayarda imleci yöneten aygıt anlamını da kaydeder.

  1. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: fâre ~ fāre
  2. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: fâre
  3. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: fare

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Yalnız yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ) ses değişimi sayılmaz; bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).