ifade
→ anlatım
İfade, Arapça ifāda sözünden alınmıştır; Kâmûs-ı Türkî onu Arapça feyd kökünden türemiş bir mastar it shows. Osmanlı Türkçesinde XVI.–XVII. yüzyıl tanıklarında ‘yarar sağlama, faydalanma’ ile ‘anlatma, ders verme’ anlamları birlikte görülür: Tietze ‘fayda’ anlamını Âlî'den (1581) tanıklar; Evliyâ Çelebi'de söz hem _andan ifâde ederdik_ ‘ondan yararlanırdık’ hem _ifâde-i ulûm_ ‘ilim okutma’ anlamında geçer; Meninski (1687) ifāde bujurmak'ı ‘anlatmak’ karşılığında verir. XIX. yüzyılda hukuktaki ifade almak kalıbı da kayıtlıdır. Türkiye Türkçesinde söz ‘anlatım, deyiş’, ‘yüzdeki duygu belirtileri’ ve ‘tanık ya da sanığın sözlü açıklaması’ anlamlarını taşır.
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: ifāde
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ifâde
- 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: îfâde ~ ifâde
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ifâde
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: ifade