insan
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı; adam, âdem, âdemoğlu, insanoğlu, kişioğlu, beniâdem, benibeşer, fâni, in (II)
İnsan, Arapça insān ‘insan, âdemoğlu’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski ve Karaağaç bu kökende birleşir. Söz XIII.–XIV. yüzyılda Yûnus Emre'de görülür (YED 201/4); XIV. yüzyılda Kıpçak sahasında Gülistan Tercümesi'nde, Anadolu'da Süheyl ü Nev-bahâr'da, XV. yüzyılda Çağataycada geçer; Tietze'nin tarihli tanıkları 1437 ve 1451 yıllarındandır. Osmanlıcada Arapça insānu'l-ʿayn ‘göz insanı’ tamlamasından gelen ‘göz bebeği’ anlamı da kullanılmış; bu ad, kişinin başkasının gözünde gördüğü kendi küçük görüntüsüne dayanır. Türkiye Türkçesinde _İnsan gündüzleri erken kalkar_ türünden genelleyici kullanımlar ve _insān bir adamdır_ gibi ‘olgun, güvenilir’ anlamlı sıfat kullanımı da gelişmiştir.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: insân
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: insan ~ insān
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: insan
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: insān
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: insān
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: insân
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: insan
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: insan