edilmek
Bir işin öznesi belirtilmeden gerçekleşmesi ya da eylemin başka bir kişi tarafından nesne üzerinde yürütülmesine konu olmak, söz konusu etkinliğin yapıcısı değil sonucundan etkilenen tarafı durumuna getirilmek; yapılmak.
Edilmek, et- fiiline edilgenlik bildiren -(i)l- ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Clauson, Tietze ve Gülensoy onu et-'in edilgen biçimi olarak açıklar. Eski metinlerde etil- biçimindedir: Maniheist bir Uygur metninde bir tapınağın ‘yapıldığı’ anlatılır, Budist bir metinde ekinlerin ‘olgunlaşıp yetiştiği’ söylenir. Kaşgarlı Mahmud oğlan etildi ‘çocuk büyüdü, serpildi’ örneğini verir. XIV. yüzyılda Codex Cumanicus'ta ‘yapılmak, yaratılmak’, Anadolu metinlerinde edil- biçimiyle ‘yapılmak’ anlamı görülür; Osmanlıcada Arapça adlarla birleşik fiil kurar. Clauson'a göre fiil bütün çağdaş Türk dillerinde yaşar, ama daha çok yabancı adlarla birleşik fiil kurar.
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: etil-
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: etil-
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: etil-
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: edil-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: etil-
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: edil-
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: edilmek