gelin — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 15 Ekim 2026, 12:36 (Türkiye saati)

Word
410
kaynak
39
tarihsel tanık
99.425
en eski kayıt
8. yy.

gelin

Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın; elkızı

Gelin, Eski Türkçeden beri kelin biçimiyle tanıklanan Türkçe bir akrabalık adıdır. Clauson ve Stachowski sözü kel- 'gelmek' fiilinden türemiş sayar; Clauson 'aileye gelen', Stachowski 'gelen' diye açıklar; Eren de bu açıklamanın yaygın olduğunu ve Németh gibi araştırmacılarca benimsendiğini aktarır. Starostin–Dybo–Mudrak ise fiille bağı halk etimolojisi sayar ve sözü Altay kuramı çerçevesinde Tunguzca *keli ile karşılaştırır. Söz Oğuz dillerinde ve Kumukça, Karaçay-Balkarca gibi bazı dillerde g'li gelin biçimini almıştır. Tarihsel Derlem'de kelin Uygurca Sekiz Yükmek'ten, gelin XIII.–XIV. yüzyıl Anadolu metinlerinden başlayarak görülür.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): keliŋüm ~ keliŋün
  2. 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: kelin
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: kelin
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: kelin
  5. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: gelin
  6. 14. yy. · Harezm Türkçesi: kelin
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: kelin
  8. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: gelin
  9. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: gelin
  10. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: gelin

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).