yaş (II)
→ ıslak, kuru (I) karşıtı
Yaş ‘ıslak; taze; gözyaşı’, Ana Türkçe *yāş ‘nemli, ıslak; taze’ sözünün süregiden biçimidir. ‘Gözyaşı’ anlamı 8. yüzyılda Kül Tigin Yazıtı'nda _közde yaş kelser_ ‘gözden yaş gelse’ sözünde, ‘taze, yeşil’ anlamı 9. yüzyılda Irk Bitig'deki _yaş ot_ ‘taze ot’ söyleyişinde görülür. Stachowski ve Clauson'a göre gözyaşı anlamı ‘nemli’ temelinden dallanmıştır; Gülensoy, Kâmûs-ı Türkî ve Bitigçi Osmanlı Türkçesi Sözlüğü de gözyaşını ıslak anlamlı yaş'ın maddesinde verir. ‘Kötü, zor’ anlamı ise 20. yüzyıl tanıklarında görünür.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): yaş
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: yaş
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: yaş
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: yaş
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yaş
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaş
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaş
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yaş