tür
Aynı çeşit varlıklar veya nesneler içinde ortak özellikleri bulunanların her biri; soy, cins, kabîl
Tür, Türk dillerinin ortak söz varlığına ait eski bir addır; Stachowski onu Ortak Türkçe *tür ‘cins, çeşit’ biçimine götürür ve Uygurcada türlüg yanında törlüg türevinin de bulunmasına dayanarak kökte bir *tör değişkesini de kabul eder. Sözcük Uygur metinlerinde ‘çeşit, nevi, kalite’ anlamıyla geçer; XIV. yüzyıl Kıpçakça Gülistan Tercümesi'nde _köp türü fāyide_ ‘birçok türlü fayda’ gibi kullanımlar sıktır. Räsänen Çağataycada ‘dokuma ya da örgü deseni’, Altay ağızlarında ‘dış görünüş, renk’ anlamlarını kaydeder; Evliyâ Çelebi XVII. yüzyılda ‘yedi tür kazık’tan söz eder. Sözü yüz ‘çehre’ ile birleştiren bir görüşü ise Stachowski çok şüpheli bulur.
- 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: tür
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: tür
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: tür
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: tür
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tür