bitki — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 15 Ekim 2026, 23:36 (Türkiye saati)

Word
592
kaynak
39
tarihsel tanık
111.924
en eski kayıt
8. yy.

bitki

Hücre duvarına sahip, genellikle yer değiştirmeden büyüyen ve çoğu ışık enerjisinden yararlanarak kendi besinini üreten canlı. Ağaçtan ota uzanan biçimleri vardır; gelişme ve çoğalma yolları türe ve yaşadığı ortama göre değişir; nebat.

Bitki, bit- ‘bitmek, yetişmek’ fiilinden -ki ekiyle kurulmuş Türkçe bir türevdir (Stachowski). Tietze Anadolu ağızlarında bitki ‘ürün’ sözünü kaydeder ve onu, ‘son’ anlamlı bitki'nin tabanı olan bit- I'den ayrı tuttuğu bit- II fiiline, fiilden somut ad yapan -gı/-kı ekiyle bağlar; Azerbaycan Türkçesinde de bitki ‘yeşillik, bitkiler’ demektir. Standart dildeki ‘nebat’ anlamının ne zaman yerleştiği incelenen kaynaklarda tarihlenmez; Derleme Sözlüğü 1963'ten başlayarak ağız sözlerini açıklarken sözü bu anlamda kullanır.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bitki
  2. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bitki

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).