fark
Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik; ayırt, ayrım
Fark, Arapça farḳ ‘ayırma, ayrılık’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski, Räsänen ve Karaağaç bu kökende birleşir. Söz Türkçede çok erken görülür: XI. yüzyılda Kutadgu Bilig doğru ile eğrinin farkından söz eder; XIV. yüzyılda Harezm, Kıpçak ve Anadolu metinlerinde yaygındır. Anadolu'da farḳ ėt- ‘ayırt etmek’ Sultan Veled'in beyitlerinde geçer; Evliyâ Çelebi fark olunmaz ‘ayırt edilemez’ kalıbını sık kullanır. Kâmûs-ı Türkî ayrılık, başkalık, seçip tanıma, miktar farkı ve anlama gibi geniş bir anlam alanı kaydeder; ‘çıkarma işleminin sonucu’ anlamı matematik terimi olarak eklenmiştir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: farḳ
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: farḳ ėt-
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: fark
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: fark
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: fark
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: fark
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: fark ~ ferk
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: fark