üzerinde — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 14 Ekim 2026, 03:58 (Türkiye saati)

Word
288
kaynak
37
tarihsel tanık
83.095
en eski kayıt
8. yy.

üzerinde

Bir nesnenin üst yüzeyinde veya başka bir şeyin yukarısındaki bir noktada bulunmayı anlatır.

Üzerinde, üzeri adının bulunma durumu ekli biçimidir: üzer(i) + zamir n'si + -de. Stachowski'ye göre üzeri, Ortak Türkçe *üzgerü biçiminden gelir; bu da ‘üst’ anlamlı *ǖz köküne yönelme-yön ekinin (*+(g)a+ru) eklenmesiyle kurulmuştur. Yakutçadaki ǖhe ‘yüksek, yukarıda’ aynı köke bağlanır. Gülensoy kökle ilişkili eski biçimler olarak Eski Türkçe üzä, Karahanlıca ö:ze ve Kıpçakça özä'yi verir; sondaki -i'yi ise iyelik eki sayar. Kalıp Yûnus Emre Dîvânı'ndan başlayarak tanıklanır; ‘bir şeyin üst yüzünde’ anlamının yanında ‘… ile ilgili’ anlamını da kazanmıştır.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: üzerinde
  2. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: üzerinde
  3. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: üzerinde
  4. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: üzerinde
  5. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: üzerinde

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).