su (I)
Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde; ab
Su, Türk dillerinin en eski ortak sözlerindendir. Stachowski onu uzun ünlülü Ortak Türkçe *sūb biçimine götürür, Gülensoy ana biçimi *sūβ diye kurar; ÈSTJa ise yazıtlardaki sub yazımını suw söyleyişinin yazıya geçirilişi sayar. Orhon Yazıtları'nda yer sub ‘yurt, ülke’ ikilemesinde ve ‘ırmak’ anlamında geçer; Uygur metinleri ile Kaşgarlı Mahmud suv ~ suw yazar. Sondaki dudak ünsüzü Türkmence ve Özbekçede v, Tatarca ve Nogaycada w, Hakasça ve Tuvacada ğ olarak sürer, Oğuz dillerinin çoğunda düşer. Sözcük ‘ırmak’, ‘meyve suyu’, ‘tav’ ve ‘parlaklık’ gibi anlamlara da genişlemiştir.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): sub
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: sub, suv, suw
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: suw ~ suv
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: su (suv-)
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: su
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: suv ~ su
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ṣu, suv
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ṣu
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: ṣu
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: su
- 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: su
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: su
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: su