hayat (I)
Canlı, sağ olma durumu
Hayat ‘yaşam’, Arapça ḥayāt ‘yaşayış, dirilik’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski, Räsänen, Karaağaç ve Kâmûs-ı Türkî bu kökende birleşir. Türkçedeki ilk tanığı XI. yüzyılda Kutadgu Bilig'dedir. Eski Anadolu Türkçesinde ‘yaşayış, ömür’ anlamıyla yerleşmiş; Osmanlıcada âb-ı hayât, hayat ve memat gibi kalıplarla yaygınlaşmış, Meninski 1687'de sözü dirlik, ömür ve yaşamak ile yan yana kaydetmiştir. Aynı yazılışlı hayat ‘sofa, avlu’ ise bambaşka bir sözdür: Arapça ḥāʾiṭ ‘duvar’dan gelir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: hayat
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hayât
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: hayat
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: hayāt
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ḥayāt
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ḥayāt
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: hayât
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: hayât
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: hayat