basmak — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 17 Ekim 2026, 16:14 (Türkiye saati)

Word
1124
kaynak
40
tarihsel tanık
132.234
en eski kayıt
8. yy.

basmak

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak

Basmak, Eski Türkçeden bu yana biçimi hemen hiç değişmeden yaşayan bas- fiilinin Türkiye Türkçesindeki mastarıdır. En eski tanıkları VIII. yüzyıl Orhon yazıtlarındadır; orada fiil çoğunlukla düşmana ansızın saldırmayı, ‘baskın yapmayı’ anlatır. Divanü Lugati't-Türk'te karabasanın basması, beyin ili ezmesi, köpeğin avı yere sermesi gibi kullanımlar görülür; Uygurcada mühür basmak da vardır. Eski Anadolu metinlerinde ‘ayak basmak’, ‘alt etmek’, ‘örtbas etmek’ anlamları tanıklanır, ‘kitap basmak’ anlamı Osmanlı döneminde yerleşir. Fiil Türk dillerinin hemen hepsinde bas- ~ pas- biçimleriyle yaşar.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): bas-
  2. 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: bas-
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: bas-
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: bas-
  5. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bas-
  6. 14. yy. · Harezm Türkçesi: bas-
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: bas-
  8. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: bas-
  9. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bas-
  10. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bas-

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).