zevk
Yaşanan veya düşünülen şeyin sürmesini istemeye yol açan doyum ve hoşlanma duygusu; ilgili: → haz.
Zevk, Arapça ḏawq ‘tatma, tat’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski, Räsänen ve Karaağaç bu kökende birleşir. Şemseddin Sâmî sözü ‘tatma, tat’ ve beş duyudan biri olan ‘tat alma duyusu’ diye açıklar, Özön Arapça yazımda zel harfiyle yazıldığını belirtir. Kaynaklar bunların yanında ‘haz’, ‘eğlence’, ‘alay’ ve ‘güzeli çirkinden ayırma yetisi, beğeni’ anlamlarını sıralar. Tarihsel Derlem'deki en eski tanıklar Yûnus Emre Dîvânı'ndadır; XIV. yüzyılda Kıpçak ve Anadolu metinlerinde zevk et- ‘eğlenmek, hoşlanmak’ kuruluşu yaygınlaşır, Evliyâ Çelebi XVII. yüzyılda en çok zevk u safâ ‘eğlence’ ikilemesini kullanır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zevk
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: zevk
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zevk
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: zevk
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: zevk
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: zevk
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: zevk