tek (I)
Eşi, benzeri olmayan; vahit, yegâne
Tek, ‘yalnız, ancak, bir tane’ anlamıyla Eski Türkçeden beri kullanılan Türkçe bir sözdür. İlk tanıkları IX–X. yüzyıl Uygur Budist çevirilerindedir: _tek bir ödün_ ‘Only once’. Kaşgarlı Mahmud _tek keldim_ örneğini ‘bir şey istemeden, öylesine geldim’ diye açıklar; Clauson bunu ‘yalnızca geldim’ anlamının yanlış kavranması sayar. Eski Anadolu Türkçesinde söz ‘yeter ki’ anlamıyla dilek cümlelerinde sık geçer; ‘tek sayı’, ‘eşsiz’, ‘bir kadeh içki’ gibi anlamlar sonraki dönemlerde görülür. Stachowski sözü Farsça tak'a bağlar; erken Uygur tanıkları ve Sibirya dillerine uzanan karşılıklar bu görüşü zayıflatır (Bitigçi açıklaması).
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: tek
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: tek
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: tek
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: tik ~ tek
- 15. yy. · Kıpçak Türkçesi: tek ~ tik
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: tek ~ dek
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: tek
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: tek
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: tek
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tek