uygulamak — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 20 Ekim 2026, 16:06 (Türkiye saati)

Word
1252
kaynak
41
tarihsel tanık
183.156
en eski kayıt
8. yy.

uygulamak

Benimsenmiş bilgi, kural veya tasarıyı somut davranış ve işlemlerle gerçekleştirmek; ilgili: → gerçekleştirmek.

Uygulamak, uy- ‘uymak’ fiilinden -gu ekiyle kurulmuş bir ada +la- ekinin getirilmesiyle oluşmuştur (Gülensoy). Gülensoy, aradaki uygu adının Türkiye Türkçesinde bağımsız olarak kullanılmadığını özellikle belirtir. Kök fiil uy- ise Tietze ve Gülensoy'a göre Eski Türkçe uḏ- ‘izlemek, ardından gitmek’ten gelir; Eski Anadolu metinlerinde ‘birine uyup ardından gitmek’ anlamıyla görülür (Tietze). Sözcüğün kendisi için incelenen kaynaklarda tarihî tanık yoktur; Derleme Sözlüğü'nün 1979 tarihli cildinde tanımlarda kullanılır, Gülensoy da uygulama, uygulamalı, uygulayıcı, uygulanabilirlik gibi türevleriyle Türkiye Türkçesindeki ailesini sıralar.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: uygulamak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).