cevap
Karşıdan gelen çağrı, açıklama veya girişimden sonra kişinin ne düşündüğünü ya da ne yapacağını ortaya koyan söz, yazı veya eylem. Belirsizliği giderebilir, görüşmeyi sürdürebilir ya da önerilen yolu kabul etmediğini gösterebilir; yanıt.
Cevap, Arapça cwb kökünden gelen cawāb ‘yanıt, karşılık’ sözünden alınmıştır. Tarihsel Derlem'e göre söz XI. yüzyılda Karahanlı metinlerine, Kur'an Tercümesi'ne ve Kutadgu Bilig'e girmiştir; Kutadgu Bilig'in bir beytinde Türkçe yanut ile aynı dizede kullanılır. Eski Anadolu Türkçesinde cevāb eyit- ‘cevap vermek’ gibi kalıplarla yaygınlaşmış, Osmanlı Türkçesinde ‘hesap vermek, boy ölçüşmek, elvermek, geri çevirmek’ gibi yan anlamlar kazanmıştır. Stachowski sözün Farsça aracılığıyla gelmiş olabileceğini de soru işaretiyle anar.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: cevab
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: cevap
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: cevāb
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: cevāb
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: cevāb
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: cevāb
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: cevāb
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: cevâb
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: cevâb
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: cevap