anlatmak
Düşünceyi, bilgiyi veya yaşanmış olayı başkasının kavrayacağı biçimde iletmek; ilgili: → aktarmak.
Anlatmak, anla- ‘anlamak’ fiiline -t- ekinin getirilmesiyle kurulmuş görünür; ek fiile ettirgenlik katar, sözün asıl anlamı da ‘birinin anlamasını sağlamak’tır (Bitigçi açıklaması; incelenen kaynaklardan hiçbiri bu türetmeyi açıkça ele almaz). Tabanın kökeni ise iyi bilinir: Tietze ve Gülensoy anla-'yı Eski Türkçe aŋla- fiiline, bunu da ‘anlayış, düşünce, idrak’ anlamlı aŋ adına -la- ekinin getirilmesine bağlar. Fiil XIII. yüzyılda Şeyyad Hamza'nın Yûsuf u Züleyhâ'sında geçer (_Başa geçmiş işleri bu anlatır_), XIV. yüzyılda Kıpçak, XV. yüzyılda Çağatay metinlerinde de görülür; 1687'de Meninski onu Latince ‘birinin anlamasını sağlamak’ karşılığı olarak kaydeder.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: añlat- ~ añlad-
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: aŋlat-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: aŋlat-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: añlatmak ~ anlatmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: anlatmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: anlatmak