toplama — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 17 Ekim 2026, 23:24 (Türkiye saati)

Word
1148
kaynak
41
tarihsel tanık
157.053
en eski kayıt
8. yy.

toplama

Dağınık durumda veya farklı yerlerde duran nesne, ürün, bilgi ya da kişilerin belirli bir amaçla aynı yerde veya kayıtta bir araya getirilmesi. Tarla ürünlerinin alınması, imzaların edinilmesi veya araştırma verilerinin derlenmesi bu kapsamda yer alır; cemetme, icma.

Toplama, toplamak fiiline -ma ekinin getirilmesiyle kurulmuş bir addır; Gülensoy sözü to-p+la-ma diye çözümler, yani topla- fiilini top adına -la- ekinin eklenmesiyle açıklar ve top'u da to- gibi bir fiil kökünden türemiş gösterir. Ek hem eylemin adını hem de eylemle ortaya çıkan şeyi adlandırdığından söz hem toplama işini hem de toplanan şeyleri karşılar (Bitigçi açıklaması). Söz 1831'de Hindoğlu'nun sözlüğünde ot toplama söyleyişinde kayıtlıdır. Gülensoy Anadolu ağızlarında açık ekmek ya da yufka, mısır ekmeği, altı okkalık sepet ve azar azar sağılıp biriktirilen süt anlamlarını kaydeder; Tietze ‘farklı yerlerden bir araya getirilmiş’ sıfat kullanımını 1940 tarihli bir tanıkla verir.

  1. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: toplama
  2. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: toplama

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).