açıkça — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 21 Ekim 2026, 08:37 (Türkiye saati)

Word
1262
kaynak
41
tarihsel tanık
31.441
en eski kayıt
8. yy.

açıkça

Söylenmek isteneni imaya, dolaylı anlatıma ya da örtük göndermeye başvurmadan, adını koyarak, dinleyenin ya da okuyanın hemen kavrayacağı ve yanlış yoruma yer bırakmayacak biçimde; saklamaya gerek duymadan, herkesin önünde.

Açıkça, açık sıfatına -ça ekinin getirilmesiyle kurulmuş bir zarftır; Gülensoy sözü aç-ık+ça diye çözümler. Açık, aç- fiilinden -(ı)k ekiyle türemiştir: Tietze bu ekin geçişli fiillerden edilgen anlamlı sıfatlar yaptığını belirtir, yani açık ilk anda ‘açılmış olan’dır. Taban söz Eski Türkçeden beri açuk biçimiyle bilinir. ‘Gizlemeden, apaçık’ anlamı açık'ın kendisinde de görülür: Kâmûs-ı Türkî açık söylemek'i ‘sarahaten, âşikâre’ diye açıklar. -ça ekinin burada ‘biçimde, olarak’ anlamı verdiği düşünülebilir (Bitigçi açıklaması).

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: açıkça

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).