yansımak — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 20 Ekim 2026, 09:45 (Türkiye saati)

Word
1239
kaynak
41
tarihsel tanık
90.565
en eski kayıt
8. yy.

yansımak

Dalga, bir sınırla etkileştikten sonra geldiği ortama doğru geri yayılmak; ilgili: → dalga.

Yansımak, ışığın ve sesin bir yüzeye çarpıp yön değiştirmesini anlatan Türkçe bir fiildir. Gülensoy sözü yan- ‘dönmek, geri gelmek’ + -sı- diye çözümler, yansı ‘akis’ adını da yeni türetme sayar. Kâmûs-ı Türkî'deki sağır kefli Osmanlıca yaŋsı- ise ‘yan yürümek’ ve ‘taklit etmek’ demektir; sözlük onu yansılamak ile eş tutar, metrûk kısaltmasıyla işaretler ve ‘aksetmek’ anlamını vermez. Gülensoy da yansıla-'nın ışıkla ilgili anlamını yan- ‘dönmek’e, halk ağzındaki alay anlamını yaŋşa- tabanına bağlar. Bu yüzden Osmanlıca fiil ayrı bir sözlükbirim sayılır (Bitigçi açıklaması); ‘aksetmek’ anlamının incelenen kaynaklardaki tanıkları XX. yüzyılın ikinci yarısından başlar.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yansı-

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).