icra — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 18 Ekim 2026, 20:41 (Türkiye saati)

Word
1205
kaynak
41
tarihsel tanık
159.536
en eski kayıt
8. yy.

icra

Üstlenilen veya tasarlanan işi fiilen gerçekleştirme; ilgili: → uygulama.

İcra, Arapça icrāʾ sözcüğünden alınmıştır; Kâmûs-ı Türkî sözü ‘akma’ anlamındaki cereyân ile aynı kökten if‘âl kalıbında bir mastar sayar ve ilk anlamını ‘akıtma’ diye verir. Tietze ‘akıtma’ anlamını XVI. yüzyıl yazarı Âlî'den, ‘yürütme, uygulama’ anlamını 1451 tarihli Ferec ba'de'ş-şidde'den tanıklar: icrā-yı şerʿ ‘dinî hükümlerin uygulanması’, icrā ėt- ‘yürütmek, sonuca bağlamak’. XVII. yüzyılda Tercüme-i Tezkire-i Dâvûd'da bir ilacın kanı ve idrarı icrā etmesi ‘akıtması’, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde kulelerde mimarlık sanatının icra olunması gibi kullanımlar vardır. Türkiye Türkçesinde sözcük hukukta borcun zorla yerine getirilmesini ve müzikte notaları sese dönüştürmeyi de anlatır.

  1. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: icrâ
  2. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: icrâ
  3. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: icrâ
  4. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: icrâ
  5. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: icra

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).