eş
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri
Eş, Eski Türkçedeki ēş ‘yoldaş, arkadaş’ sözünün Türkiye Türkçesindeki devamıdır. Uygur metinlerinde çoğunlukla eş tuş, eş adaş ikilemeleri içinde ‘yoldaş’ anlamıyla geçer; Kaşgarlı Mahmud eş'i ‘arkadaş’, eşliğ'i ‘eşi olan’ diye açıklar. Eski Anadolu Türkçesinde ‘karı, koca’ ve ‘benzer, denk’ anlamları öne çıkar; Osmanlı Türkçesinde ‘bir çiftin teki’ ve döl eşi ‘son, plasenta’ kullanımları da kaydedilir. Clauson ana anlamı ‘yoldaş’, Stachowski ise ‘bir çiftin teki’ olarak verir.
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: eş
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: eş
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: eş ~ iş
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: eş
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: eş
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: eş
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: eş
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: eş