zafer
Silahlı çatışmanın veya savaşın istenen askerî sonuca ulaşarak kazanılması; ilgili: → yengi.
Zafer, Arapça ẓafar ‘başarı, kazanma’ sözcüğünden alınmıştır (Tietze, Stachowski, Karaağaç, Kâmûs-ı Türkî). Söz Anadolu'da Yûnus Emre'den beri, XIV. yüzyılda Harezm (Kısasü'l-Enbiyâ, 1310) ve Kıpçak (Gülistan Tercümesi) metinlerinde de görülür. Tietze'nin Anadolu'daki tanığı Eşrefoğlu Rûmî'nin sabırla düşmana zafer bulunduğunu söyleyen dizesidir. Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde söz çoğunlukla zafer bulmak kuruluşunda geçer. Kâmûs-ı Türkî XIX. yüzyıl sonunda ‘amaca ulaşma, başarı’ ve ‘düşmanı yenme’ anlamlarını ayırır. Türkiye Türkçesinde söz savaşta ya da bir yarışmada kazanılan başarıyı anlatır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zafer
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: zafer
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: zafer
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zafer
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zafer
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: zafer
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: zafer
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: zafer
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: zafer