bizzat
→ şahsen
Bizzat, Arapça bi-ḏ-ḏāt öbeğinden alınmıştır: bi- ön edatı (harf-i cer), tanım edatı ve ‘öz, kendi, şahıs’ anlamlı ḏāt ögelerinden oluşur (Tietze, Kâmûs-ı Türkî); öbek ‘kendisiyle, özüyle’ demektir. Söz XIV. yüzyılda Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr'ında ‘özü bakımından’ anlamlı bir felsefe kalıbında görülür; XV. yüzyılda Saltuk-nâme'de ‘şahsen’ anlamıyla kullanılır. XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi sözü hem ‘şahsen’ hem ‘doğrudan doğruya’ anlamında sık kullanır. Kâmûs-ı Türkî sözü ‘vekil atamadan, kendisi’ diye tanımlar. XX. yüzyılda Fransızca spontané karşılığı olarak hâsıl bizzat terimi de kullanılmıştır (Özön).
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bizzât
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: bizzât
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: bizzât
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: bizzât
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bizzât
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bizzat